Elektrikli Ark Kaynağının Tarihçesi

 

El ile yapılan normal ark kaynağının mazisine göz atıldığında üç ayrı usul göze çarpar. Bunların
en eskisi Benardos usulüdür. (1885) Benardos karbon bir elektrod ile iş parçası arasında arkı teşkil
ederek, ayrıca oksi asetilen kaynağında olduğu gibi de bir kaynak teli kullanmak suretiyle kaynak
yapmıştır. Bu usulle yapılan kaynakta, dikiş havadaki oksijen ve azotun tesirinden korunamadığı İçin,
düşük mekanik özelliklere sahip olur. Ayrıca arkın etrafında da karbonun yanmasından mütevellit bir
CO ve CO2 karışımı meydana gelmektedir.

Daha sonra 1889 yılında Zerener bulduğu usulde, arkı iki karbon elektrod arasında teşkil
etmiştir. İki elektrod arasında bulunan magnetik bir bobinle arkın parçaya doğru üflenmesi
sağlanmaktadır. Bu usulde de ayrıca bir kaynak teline ihtiyaç vardır.
1889 yılında da Slavianoff bugünkü ark kaynağının esasını buldu. Slavianoff usulünde karbon
elektrod yerine, çıplak metalik bir elektrod ile iş parçası arasında ark teşkil edilerek elektrodda erimek
suretiyle kaynak ağzını doldurmaktadır.

Slavianoff usulünde de erimiş haldeki kaynak banyosunu havanın tesirinden korumak mümkün
olmamıştır. Ancak 1908 yılında Oscar Kjelberg elektrod örtüsünü bularak bu mahzuru ortadan
kaldırmıştır.

Modern fiziğe göre ark, kızgın bir katottan yayılan elektronların, yüksek bir hızla anodu
bombardıman etmesi neticesinde meydana gelir. Bu bombardıman, çarpma sonunda nötr moleküllerin,
iyonize olmasına sebebiyet verdiğinden, kuvvetli bir sıcaklık yükselmesi sağlamaktadır. Böylece elektrik
enerjisine dönüşmektedir. Son yapılan araştırmalara göre toplam enerjinin 85 %’si ısı ve 15 %’si de ışık
enerjisine dönüşmektedir.

Pratikteki kaynak arkının gücü 0.3 ila 160 kw. ve ısı eşdeğeri de 70 ilâ 40 000 CAL/S arasında
değişir Ark tarafından elde edilen ısı enerjisi ark huzmesi, katodik (negatif elektrodun ucundaki kızgın
noktaya katodik leke denir) leke ve anodik (pozitif elektrodun ucundaki krater şeklindeki oyuk) krater
arasında dağılır. Kararlı bir arkta ark huzmesi tarafından istihsal edilen ısı, ark aralığı tarafından etrafa
verilen ısı ile aynı miktardadır.

Son yapılan araştırmalara göre, bir arkın toplam enerjisinin 15 % i ışık haline geçmektedir. Bu
enerjinin de 10 %’u ultraviyole, 30 %’u parlak ve 60%’i da enfraruj ışınlardan ibarettir.
Parlak ışınlar gözleri kamaştırır. Bunun için de gözlerin parlak ışınlara karşı muhakkak surette
korunması gerekir. Bu korunma tatbikatta maske ve gözlüklerle olur. Koruyucu camların rengi arkın
şiddetine göre değişir, kaynakçı kaynağın cinsine ve arkın şiddetine göre değişik camlar kullanılır.
Umumiyetle aşağıdaki camlar tavsiye edilir:

Elektrik ark kaynağında meydana gelen ışınlardan en tehlikelisi (insan vücuduna) ultraviyole
ışınlardır. Ultraviyole ışınlar göz ve ciltte yanıklar husule getirir ve bu sebepten ötürü bütün vücudun
korunması icap eder.

Gözlerin korunması için kaynağa renkli koruyucu camlarla bakmak gerekir. İyi kaliteli koruyucu
camlar hemen hemen bütün ultraviyole ışınları emer. Fakat bu camlar daha evvel iyi bir kontrole tabi
tutulmalıdır. Kaynakçı önüne çıkan her camı kullanmamalı ve bu camları ciddi bir şekilde kontrol eden
müesseselerden almalıdır.

Bir kaynak yeri iyi muhafaza edilmediği takdirde, hasıl olan ultraviyole ışınlar, civarda çalışan
diğer personelin gözlerine de zarar verir. Böyle bir ışınlara maruz kalmış kimselerin birkaç saat sonra
gözlerinde yanma meydana gelir ve bu yanmalar ekseriya bir baş ağrısını müteakip kendini gösterir.
Ultraviyole ışınlar, cilt üzerinde güneş yanığı gibi sathi yaralar hasıl eder. Bundan en fazla

kaynakçılar zarar görür. Yanmayı önlemek için vücudun açık kısımları bilhassa eller (eldiven ile) ve
boyun muhafaza altına alınmalıdır. Ekseriya kaynakçılar sıcak yaz aylarında, sıcaktan şikâyet ederek
kollarını sıvar ve yarı çıplak vaziyette çalışırlar. Böyle hallerde vücudun açık kısımları derhal yanar.
Ultraviyole ışınların tesiri ile havadaki oksijenin bir kısmı ozon’a dönüşür.

Bu gaz düşük konsantrasyonlarda bile zehirlenme etkisi yapar. Örtülü elektrodlarla yapılan ark kaynağında, hasıl olan duman ve gazları emmek için hususi bir tertibata ihtiyaç bulunduğundan, ozon da bir zarar vermeden
diğer gazlarla birlikte emilir. Kaynak esnasında meydana gelen buhar ve gazlar dışarıya atılmazsa baş
ağrısı ve fenalık verebilir.

Birçok işletmelerde temizleme trikloretilen veya perkloretilen gibi maddelerle yapılır. Bu
maddelerin havadaki buharları, yüksek ark sıcaklığında ve ultraviyole ışınların tesiriyle zehirli fosgen
gazına dönüşür. Bu da baş ağrısı ve diğer rahatsızlıklara sebebiyet verir. Birkaç saat müddetle fazla
miktarda fosgen teneffüs edenler, tehlikeli akciğer rahatsızlıklarına tutulabilirler. Bunun için parçaların
kaynaktan evvel trikloretilen veya perkloretilen gibi kimyevi maddelerle temizlenmemesine dikkat
edilmelidir.

elektrik ark kaynağı çeşitleri, ark kaynağı püf noktaları, elektrik ark kaynağı megep, örtülü elektrod ark kaynağı,
elektrik ark kaynağı nasıl yapılır, elektrik ark kaynağı pdf, elektrik ark kaynağı amper ayarı, elektrik ark kaynağı sınav soruları

Posted in Kaynak Makinaları and tagged , , , , , , , , .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir